yazı dizisi de

Şimdi bakın, bir şey söyleyeceğim.

Bu tarihi olayı tartışmaya açarak bazı ideolojileri sarsmaya çalışan bilim insanları bir şeyi gözden kaçırıyorlar.

Evet o dönemde erkek et aramaya çıkan taraftı. Evet erkek avcıydı, izmir escort bayan ise evde çocuğuyla onu bekliyordu.

Ancak bu o dönem erkeklerinin bir ‘şövenist domuz, escort bayan düşmanı’ filan olmalarından kaynaklanmıyordu.

Bu iş bölümünün altında çok daha basit bir sebep yatıyordu.

O dönemde av, sessiz yapılması gereken bir olaydı.

Yani ava yaklaşırken avcı mutlak bir sessizlik içinde olmalı ve avını gafil avlamalıydı.

İşte escort bayanların ava katiyen götürülmemelerinin nedeni de buydu.

İnsan evrimi konusunda ne kadar farklı teori olursa olsun.

Ne kadar farklı görüş çatışırsa çatışsın.

Sonuçta bütün farklı teorilerin ortak kabul etmiş oldukları tek nokta kadınların uzun müddet sessiz durmalarının katiyen mümkün olmadığıdır.

Milyon yıl önce de durum böyleydi. Bugün de böyle, yarın da böyle olacak.

Bence günümüzde kadınların komando olarak askere alınmamalarının temelinde de bu bilimsel tespit yatıyor. Onlar komando olsaydı askerlik tarihinde ‘sürpriz baskın’ diye bir olay da katiyen kalmayacaktı.

Haydi bu gerçeği bırakın, o dönemde kadın ava çıksa çocuğunu da yanında getirmek zorunda kalacaktı.

Kadınlar belki aşırı şiddet tehdidiyle susturulabilir ama çocuklar ASLA AMA ASLA susmazlar.

Ava erkeğin tek başına gitmesi işte bu nedenleydi.

Sonuç olarak bugün erkeklerin daha saldırgan yapıya sahip olmaları yani genetik özelliklerinin bu şekilde oluşmasının suçu da gördüğünüz gibi kadınların.

Time Dergisi’nin, kadınlar hakkındaki en gerçek gerçekleri bulma iddiasındaki sayısının 46’ncı sayfasında bu ‘av sesisliği’ teoremi de yıkılmaya çalışılıyor.

Yeni kadın söylemi ‘erkeğin avcı’ olduğu tespitinin doğru olmadığını, komünal yani toplu avlanmanın daha geçerli yöntem olduğunu söylüyorlar.

İki ayrı avcılık metodu ve ideolojisi çatışişi bitiriyor.

Diğer av metodu ise ses çıkarmaya dayanıyor.

Kadın, erkek ve de belki de çocuklar hep birlikte ses çıkararak avı bir yöne yönlendiriyorlar.

Ve orada önceden kurulmuş ağ ile onu yakalıyorlar.

Kendilerine ‘feminist’ değil de ‘femaelist’ denilmesini isteyen yeni kadın söylemi avcı erkek teorisini yıkmak için bu alternatifi öne sürüyor ama kendi örneği ile batıyor.

Çünkü bu sesli av yöntemi ilk kez Amerikan yerlileri tarafından bizon avlamada kullanılmış.

Bilmem farkında mısınız ama Amerikan yerlileri şu anda takriben 200 veya 300 kişi kadarlar.

Onların sayısının bu kadar azalmış olması ise sesli avlanma yönteminden kaynaklanıyordu.

Şöyle ki: Belki bizon bu yöntemle başarıyla ele geçiriliyordu ama yerliler bu bizonu katiyen yiyemediler çünkü beyaz adam seslerin çıktığı yerde onları bulup bütün yerlileri tek tek kesiyordu.

Özet olarak yeni kadın söylemi ‘avcı erkek’ teoremini bu örnekle katiyen yıkamamıştır.

Evet farkındayım, bu yazı dizisi de ‘‘Hiç Bitmeyen Hikáye’’ (The Never Ending Story) filmine benzedi.

Ama ne yapayım, konu son derece derin.

Kadınlar ideolojik atakta ve birilerinin de çıkıp onlarla teorik düzeyde mücadele etmesi gerekiyor.

Yoksa biraz taviz verilirse dünya hegemonyasını tamamen ele geçirirler ve kısa süre içinde de tüm erkek cinsinin durumu Rana’nın kocası Serdar’ın zavallı haline dönüşebilir.

Yani anlayacağınız, kendimi insanlık için feda etmiş durumdayım.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s